Bilgisayarı Kim buldu;Bilgisayarın atası olarak kabul edilen icat, abaküstür. Abaküs, Çinliler tarafından 1800’lü yıllarda bulundu. Bu icadı araştıran filozof Hebiniz Pascal toplama-çıkarma yapan aritmetre adlı bir makine icat etti. Bu aletin içine daha sonra çarpma ve bölme işlemleri eklendi.rn1830 yılında Charles Booboge önce fark makinasını icat etti. Bu makine buharla otomatik olarak çalışıyordu ve diğer bilgisayardan farklı fonksiyonları vardı; ayrıca işlem birimi, depolama birimi ve giriş çıkış üniteleri de bulunuyordu.rnAdolove Louse, analitik makine ile ilgili çalışmalar yaptı ve Bernolli sayılarını hesaplayan bir program yazdı. Bu, dünyanın ilk programıdır.rnDaha sonra 1850 yılında Charles Boole sadece 0 ve 1 sayılarının kullanıldığı ikilik sayı sistemini buldu.rn1946 yılında Mark 1 adında gelişmiş bir bilgisayar yapıldı ve bilgisayar Amerika’daki nüfus sayımında kullanıldı.rn2. Dünya Savaşına gelindiğinde daha yüksek hız, daha küçük hacim ve daha az maliyet gibi arayışlar arttı, araştırmalar hızlandı. Elektronik teknolojisindeki gelişmelerle 1975 yılında 8800 isimli bir bilgisayar devresi ortaya çıktı. 1977 yılında piyasaya sürülen bilgisayarlarda ise monitör ve klavye yerini aldı.
MATBAAYI KİM BULDUJohannes Gutenberg (1398 – 3 Şubat 1468), 1447 yılında hareketli parçalar ile yazı baskısını Avrupa'da yaygınlaştıran, asıl mesleği altın ustalğı olan kişidir. A&E Network Gutenberg'i Milenyum'un insanları listesinde ilk sıraya koymuştur.
Büyük mucit Johann Gutenberg iletişim tarihinin en önemli gelişmelerinden biri sayılan tipo basım yöntemini 1438'de Avrupaya getirerek uygulamalarını yaygınlaştırmıştır. Bu yöntem, önceleri tahtadan daha sonraları bir kurşun alaşımından yapılan dökme harflerin, baskıdan sonra başka bir yazıda kullanılmak üzere saklandığı bir basım yöntemidir. Bu, yüzyıllardır Çin ve Kore'de kullanılmaktaydı.
Almanya 'da Mainz 'de varlıklı bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Gutenberg ailesiyle birlikte Strassburg'a (bugün Fransa 'da Strasbourg) taşındıktan sonra burada zanaatkârlık yaptı; ayna yapımı, metaller ve değerli taşlar üzerinde çalıştı, basım teknikleriyle de ilgilenmeye başladı. O dönemde kitaplar ya doğrudan elle yazılır ya da her sayfa için ayrı ayrı elle oyularak hazırlanan tahta bloklar kullanılarak kitaplar basılırdı. Gutenberg her kalıp için ayrı ayrı kalıplar hazırladı. Bu kalıplara sıcak metal sıvı dolduruluyor ve harflerin metal örnekleri çıkarılıyordu. Basımcı metal harfleri istediği gibi dizebiliyor, basımdan sonra saklayarak yeniden kullanabiliyordu. Aynı dönemde ortaklarıyla aralarında çıkan bir anlaşmazlık yüzünden açılan bir davada Gutenberg'in tipo basım yapabilen bir baskı makinesi yarattığı duyuldu. Ne var ki, o dönemden tipo basım örneği günümüze ulaşmamıştır.
Yaptığı çalışmalar ve basım deneyleri için para bulmak zorunda olan Gutenberg 1450'de, Mainzli bir zengin olan Jochann Fust'la ortaklık kurdu. 1455'te bastıkları ilk kitap Latince bir kutsal kitaptı. Gutenberg Kutsal Kitabı denen bu yapıt Kırk İki Satırlı Kutsal Kitap ya da Mazarin Kutsal Kitabı olarak da bilinir.
1457'de Gutenberg borcunu ödeyemediği için Fust'la olan ortaklıkları bozuldu. Fust bütün araç ve gereçlerine el koydu. Daha sonra Konrad Humery adlı bir Alman memurun sağladığı para yardımıyla yeni bir baskı makinesi kuran Gutenberg bir dilbilgisi kitabı, bir sözlük ve başka bazı kitaplar bastı. Başarıyla yürüttüğü bu çalışmaları sırasında büyük zorluklara katlandı ve hiçbir zaman çok fazla para kazanamadı. Mainz Başpiskoposu olan Nassau kontu, son yıllarda gözleri giderek bozulan ve yoksulluğa düşen Gutenberg'i sarayına aldı ve geçimini üstlendi.
Gutenberg'in buluşu hızla yayıldı. 15. yüzyılın sonlarına gelmeden Avrupa'da, 1000'den fazla baskı makinesi vardı. Bu basım yöntemiyle daha çok kitabın basılabilmesi kitap fiyatlarının düşmesini sağladı. Böylece daha çok kitap okunmaya başlandı. Kitabın ve kitap okumanın yaygınlaşması, özgür düşüncenin doğmasına, bilimsel çalışmaların gelişmesine ve bilginin daha geniş kesimlere ulaşmasına yardımcı oldu. Tüm bu nedenlerden dolayı Gutenberg'in bulduğu bu baskı yöntemi, özgür düşüncenin yayılmasına ivedilik kazandıran, bilim araştırmalarının gelişmesini sağlayan, reformların yapılmasını hızlandıran önemli olaylardan biri olarak kabul edilmektedir.
TELEFONU KİM BULDU?Alexander Graham Bell
AYA KİM ÇIKTI?Aya ilk ayak basan kisi Neil Armstrong 16 temmuz 1969 tarihinde apollo 11 isimli uzay araci ile gerceklestirdigi ucustan sonra aya ilk çıkan kişi unvanini kazanmistir. Aya ilk ayak bastiginda soyledigi cumle “Bir insan için küçük, insanlık için büyük bir adım.“
Mars’a gönderilen keşif aracının geçtiği görüntülerde çıplak bir yaratığın görüldüğü iddia edildi
Uzayda ilk defa kim yürüdü?Sovyet kozmonotu Aleksey Leonov, uzayda yürüdü.
TBMM’DE KAÇ KADIN VEKİL VAR?TBMM'deki 50 kadın milletvekili VAR.
TBMM’DE TOPLAM VEKİL SAYISI?TOPLAMDA 550 MİLLET VEKİLİ VAR
İLK KADIN MUHTAR?İlk Kadın Muhtar - Gül Esin
İlk kadın millet vekili?Türkiye'nin İlk Kadın Milletvekili Benal Arıman